BU KÜVET ÇOK LÜKS!

12 Mayıs 2012

İLK ANNELER GÜNÜM!

12 Mayıs 2012

UYKU MAHMURESİ

12 Mayıs 2012

Her gün sabah kalktıktan sonra, Neşe ile 2 saat oynama saatimiz var. Çok uykum varsa, oyun minderi tek kurtarıcım. O minderinde oynarken, bende tek gözümle uyumaya devam ediyorum. Bir süre sonra kızaran kaşları ele veriyor Neşe’yi… Ve uykusu geliyor. Güzel bi uykudan sonra, sebze çorbası, annesinin hiç durmayan çenesi, azıcık tvsi, birazcık oyuncakları derken tekrar uyku sinyalleri geliyor ve hoooop bizimki yine gitti. Bu sırada Neşe’nin akıllı annesi ne yapsa ne yapsa diye düşünürken, bir bakıyor bizimki yine açmış gözlerini. (Zamanımı kalitesiz kullanmakta üstüme yok. 🙂 ) Öğlenleri toplam iki defa uyuyor. Uyuma süresinin kısalığına göre bazen bu 3’te olabiliyor.

Bütün gün nasıl geçiyor hiç anlamıyorum. Bizimki zaten hiç yerinde durmuyor. O’nun hızına yetişmeye çalışırken, yemeği, ıvırı zıvırı derken akşam oluyor. Bu annelik çok yorucu işmiş yahuuu 🙂 Anneliğin hiç off günü yok diyorum ya, hakikaten öyle! Gözünü seveyim özel sektörün. 🙂

Neşe’nin yeni favorisi ayakta durmak. Küçük bir balerin! Ellerinden tutuyorum, aynanın karşısına geçiyoruz ve aman tanrım Neşe kendisini gördü! Başlıyor işveli cilveli gülmeye 🙂 Biraz adım atma denemesinden sonra onu çok yormamak için başka bir aktiveteye yelken açıyoruz. Aktivite manyağı olmuş durumdayım. Her türlü oyuncak, kitap, oyun, şarkı, masal benden sorulur.

Uykuya dalarken, masal dinlemeye bayılıyor. Günde 3 posta “Jojo (köpeğimiz) ve Neşe’nin maceraları” nı anlatıyorum. Kendisi bir Jojo delisi. Jojo’yu ne zaman görse bacakları durmuyor. Bu arada sulu bir tanışmaları oldu. Jojo önce ayaklarını kokladı sora yaladı, derken elini yüzü her bir yerini sevdi kendi dilinde. 🙂 O günden beri her zora girdiğimde “Aa jojo nerde???” cümlesine başvuruyorum. Bu yüzden masalları ilgiyle dinliyor, sonra bir iki göz kırpıştırıyor ve hooppp yine gitti. 🙂 Şu aralar kalkınca başka bir masum oluyor… Koala gibi sarılıyor boynuma. Uyku hali bir türlü geçemiyor. En hayran olduğum şeyi yaşıyorum şu an. Uykulu uykulu bana sarılması, omzuma yaslanması o kadar hoşuma gidiyor ki… İşte o an tüm yorgunlukların, off’ların, “ben bittim artık”ların silinip gittiği an. İnsanlığın en masum resmi

 

 

 

Yorum Yaz