SİYAH BEYAZ ÇİZGİLİ MODASI

27 Mart 2013

NEŞELİ AKTİVİTELER 4

27 Mart 2013

ŞEMSPARE

27 Mart 2013

elif şafak

Romandan alınan zevkler hep apayrıdır. Biri der ” hayatımda okuduğum en güzel kitap ” , diğerine baksanız ” ben böyle rezil bir eser görmedim” der, yerer durur kitabı. Kime inanacağınızı şaşırsınız. Ama böyledir bu işler. Herkesin hayattan tad alma biçimi farklıdır, zevkleri, hobileri. Aynı olsa hepimiz tek bir hayat sürerdik herhalde. Oysa ki, çeşitliliktir bizi güzel yapan. Hepimiz aynı zevke sahip olacak değiliz ama en azından görüşlerimizi belli bir edebi kalitede söyleriz bu işten anlıyorsak. Anlamayanlara zaten hiç değinmiyorum…

Bu kitabın yorumlarını okurken de, aynı şeyleri düşündüm. Önce bir sürü olumsuz yorum okudum. Ne yermişler, ne tuzla buz etmişler anlatmakla bitmez. Arada bir iki kişi de kitaba karşı beğenisini vurgulamış. Ama elime aldım bir kere ve iyi ki de almışım diyorum…

Geçen yaz çok sevdiğim birinden hediye gelen Şemspare’yi anca okuyabildim. Kitap derlemelerden oluşuyor. Yani bir roman değil, tek bir hikaye değil. Elif Şafak’ın köşe yazılarından seçilmiş kısa yazılar. Ben eleştirilerin aksine bu kitabı çok beğendim. Evet bazen devrik cümlelerdeki melankoli, her ruh halinize hitap etmeyebiliyor ama anlatılanlarda o kadar doğru şey gördüm ki… O kadar doğru tespitler var ki kitapta … Hepsi farklı köşe yazısı olduğu için sıkılmıyorsunuz okurken. Hem  ne sadece siyasetten ne de ilişkilerden. Hepsinden biraz biraz var. O yüzden bana sorarsanız okunulası bir kitap. Belki bir şaheser değil ama okumaya değer.

Kitap yazın çıkmış, pazarlama şaheseriymiş, yazarı pek sevilmezmiş , kapak çalıntıymış falan bunlar hep körü körüne yapılmış içerikten uzak eleştiriler. Aç kalmak zorunda mı yazarlar? Yayın evleri bir strateji benimseyemezler ya da satılabilecek en peak sezonda satmamaları mı gerekir kitapları?  Ya da “hey eleştiren sen!! Ne kadar edebi bi insansın? Yoksa sadece görüşlerini paylaşmadığın, tipini itici bulduğun için mi bu kadar saldırgansın?

Yapamadığımız şeyleri yermeye bayılan bir insan topluluğuyuz. İki kelimeyi bir araya getirip kendin yaz çok biliyorsan dememek işten değil. Ama işte günümüzde herkes yazar, herkes eleştirmen, herkes futbolcu, herkes modacı, herkes her şey kısaca…

Ben her türlü körü körüne yapılmış eleştiriye rağmen bu kitabı GERÇEKTEN okuyan bir insan olarak, okunması ve kitaplığın bir köşesinde bulundurulması taraftarıyım.

Herkese iyi okumalar!!

Yorum Yaz