İLK ADIM AYAKKABIMIZ STRIDE RITE

05 Kasım 2012

BANOFFEE PIE

05 Kasım 2012

OYUNLA ÖĞRENME

05 Kasım 2012

Çocuklar için öğrenmenin en etkili yolunun oyun olduğunu hepimiz biliyoruz.

Bu doğduklarından beri böyle. Daha uzuuun yıllar oyuna devam edeceğe benziyoruz. 🙂

Yeni anne-babaları bilgilendirmek amaçlı, “Biz şimdiye kadar neler yaptık?” hakkında kısa bir yazı yazmak istedim.

Neşe, oyuncaklarıyla 6-7. aydan sonra daha çok eğlenmeye başladı. O yüzden bu dönemden sonrasını anlatacağım. Önceleri yumuşak, bebek dokun kitaplar, sesli oyuncaklar daha basit şeylerden hoşlanıyordu. Şimdi her şeyi farkında olduğu için hangi düğmeye basması gerektiğini, nereye dokunduğunda ne ses geleceğini, hangi şarkıını çalacağını, farklı şekilleri hangi deliğe sokacağını biliyor. Kısacası, isteneni yapıyor, yaratıyor, hayal gücünü devreye sokuyor. Oyunla yeni şeyler öğrenip, kendini geliştirmeye, her yeni gün bizi şaşırtmaya devam ediyor.

7 aylıkken daha çok renkli oyuncaklara ilgi duyardı. Farklı şekillerde, parlak renkli oyuncaklarla oynardı. Beraber oynuyorsak, oyuncağı verirken rengini söyleyerek verirdim. (Hala da aynı şeyi yapıyorum.) Ama en baştan beri müzikli, sesli oyuncaklara karşı ilgisi var. Şu an benimle beraber mırmır şarkı bile söylüyor. Hatta gece uyumadan önce “bebeğim uyusun” diye bir ninnimiz var. (uyku zamanının geldiğini gösteren ninni) Onu benimle mırıldanıyor. Bıyık altında gülmeden edemiyorum. Her geçen gün gelişmesine tanık olmak hala çok şaşırtıcı. 🙂

6-9 aylık bebekler ses çıkarmayı çok seviyor. Neşe’yi mutfakta yere oturtup eline tahta kaşıkları tencereyi verdiğimi hatırlıyorum. Ne kadar çok yüksek ses yaparsa o kadar eğlenirdi. 🙂 Aynı zamanda kapları birbirine geçirmekten, üstüste koymaktan da çok zevk alırdı.

9. aydan sonra daha çok küplerle oynamaya, şekilleri üstüste koymaya veya yanyana dizmeye başladı. O zamanlar İkea’dan Mula halka piramidi almıştım. Hala halka piramitle oynuyoruz. Hem de her defasında renkleri tekrar etmiş oluyoruz. Şekilleri öğrenmesi için ise yine İkea’dan Mula Yap Boz Kutu almıştım. Onunla da bayağı vakit geçirdik. Şu an küçük oyuncakları içine atıp alıyor. Al-at, al-at, anneye ver, (” Teşekkür ederim Neşee!!”), anneden geri al, tekrar at- al. Böyle giden br kısır döngü. Allah hepimize sabır versin. 🙂

Yaşına basan çocuklar kendi oyuncaklarını tanır. Nerde sorusuna cevap verir. Kim sorusuna işaret ederek karşılık verir. Yaklaşık 3 hafta önce Neşe kucağımda, çocuk odası dekorasyonuyla ilgili bir dergiye bakıyorum. Nasıl olmuşsa o da oturup benimle bakıyor. Derken sayfayı çevirdim ve Neşe işaret ederek ” Aaaaa!!! ıghhh!!!” (Aaa demesine hastayım. Aynı benim gibi diyor 🙂 ) diye dergideki bizde de olan yap boz evini gösteriyor. İlk o zaman oyuncaklarını tanıdığını anladım ve sonra başladık, “Dinazorun nerde?” , “Mickey nerde?” “O nerde?” , “Bu nerde?” diye sormaya. O da  işaret ederek göstererek karşılık verdi. Şimdi minnie ve mickey’nin bile ayrımını yapıyoruz.

Bir de hafızasını güçlendirmek için önceleri yaptığımız saklambaç oyunu vardı. Önce oyuncaklarla bir süre geçirdikten sonra oyuncağın üzerini kapatıyordum. Onun üzerindekini kaldırmasını sağlıyordum.  Bunu defalarca yapıyorduk. Hafızayı güçlendirmek için bir başka etkili yöntem ise sesli kitap okumak. Neşe daha 3 aylıkken başladım kitap okumaya. Hala devam ediyoruz. Okuduğum bir kitapta “çocuğunuza aynı hikayeyi okuyun. Ve bunu uzun bir süre devam ettirin. Bir süre sonra olayları anlayacak ve siz oraya gelecekken boşluk doldurmaya başlayacak.” diyordu. Tabi bu olay bir sonraki evre.

Bebekler bu zamanlarında su ve kumla oynamayı da çok severler aldığınız kaplarla bir leğenin içine su doldurarak kapları doldurup boşaltmasını sağlayabilir. Böylece el göz kordinasyonu güçlenirken, aynı zamanda derinliği kavrayıp farklı maddelerin nasıl hareket ettiğini anlayacaktır. Kış aylarında bunu ancak banyo zamanında yapabiliriz. Banyoya girmeden önce en güzel zaman bence. Nasıl eğlendiğini sizde fark edeceksiniz.

El kol kordinasyonunu güçlendirecek bir başka oyun ise, top yuvarlama. Ona topu yuvarlayıp  geri göndermesi için cesaretlendirin.

1 yaşındaki çocuk artık daha mobil olduğundan hareket edebileceği itme-çekme oyuncaklarından da hoşlanır. Yürüme heveslisi kızım kendi bisikletini, arabasını ve yürümesini sağlayan oyuncağını itmekten acayip keyif duyuyor. Hatta hiç bir şeye binmesin, itsin. Tüm derdimiz o, bu sıralar. 🙂

Tabi oyun oynarken en önemli şey, konuşmak, anlatmak, tekrarlamak. Böylelikle oyun yoluyla başlayan öğrenme, iletişim kurarak pekişecektir.

Arada parka gitmeye devam ediyoruz. Sosyalleşmek en büyük eğlencemiz. Gün aşırı dışarı çıkarmaya dikkat ediyorum. Parka gidemiyorsak, yakındaki alışveriş merkezine gidiyoruz. Neşe ile elele yürüyoruz. Herkese gülücükler atıyor, çığlıklar savuruyor, beni bir oraya bir buraya çekiştiriyor, acayip eğleniyoruz. Eğleniyoruz diyorum çünkü ciddi anlamda gözümden yaş geldiği anlar oluyor.  Bu bıcırığın heyecan patlaması, hareketleri, olmadık yerde bağırışları beni şimdilik çok güldürüyor. Umarım hep böyle güldürür. 🙂

 

 

 

Yorum Yaz