KÜÇÜK MUCİZELER DÜKKANI – BEBEK BATTANİYESİ

06 Şubat 2012

FASHION PLAYTES – MİNİK TASARIMCILARIN YENİ GÖZDESİ

06 Şubat 2012

NEŞE'YLE ALIŞVERİŞE GİDERSEK NE OLUR?

06 Şubat 2012

Kış bebeği büyütmek zor iş. Hep evde tıkılmak zorundasın. Yok minik hasta olmasın, üşütmesin diye ev kuşu olduk çıktık. Benim gibi outdoor insanına ters işler ama işte annelik demek fedakarlık demek. Yapacak bir şey yok. Geçenlerde Neşe’yle çekirdek aile olarak alışveriş merkezine gidelim dedik. Çok uzaklara değil, evimizin yakınındaki bir yeri tercih ettik. Ne de olsa ilk deneme. Fındık,  biraz güneşi görsün istedik. Öncelikle Neşe’ye bir çanta hazırladım. İçinde ;

Alt açma örtüsü 

Bebek bezi

Islak mendil

Pişik kremi

Yedek bir tulum

Emzik

Önlük

Bir kaç tane oyuncak

Daha ne alabilirdim bilmiyorum. Bir şey unuttum mu diye bir kaç defa check ettim ama hiç bi şey gözüme çarpmadı. Bizimkinin kar tulumunu giydirdikten sonra hemen çıktık. Çünkü o kalın tulumu giydirip beresini kafasına geçirdikten sonra evde geçirilen her saniye bizim için bi eziyet. Hiç sevmiyor tulumunu. Kısa bir araba yolculuğundan sonra alışveriş merkezine vardık. Babamız bebek arabasını açtı. Bizde fındıkla hemen indik arabadan. O anda bir şey unuttuğumu fark ettim. Üzerini örtmek için bir şey almamıştım. :S Eyvahhhhh sen misin unutan  ?  Neymiş efendim, kendim giyinmekten çocuğu unutmuşum. Zaten bebek arabasının rüzgarlığını da almamışım falan filan. Tabi verecek bir cevabım olmadığımdan pıstım kaldım. O anda karşıdaki bebek mağazası imdadıma yetişti. Hemen mağazaya girdik. Battaniyenin birini kaptığım gibi kasaya gittim. Bir de ne göreyim? Mağazada %50 indirim olduğundan sırada 1223447654523 kişi var. :S Eşime bir yandan sevimli sevimli gülücükler atarken, bir yandan da “Siz gezin, ben beklerim” diye kendini feda eden mağrur anne pozlarıns girerek durumu hafifletmeye çalıştım. Ben battaniyeyi alana kadar hava karardı. (Zaten sabahın köründe de çıkmamştık.) Eşimde beni tebriklere boğdu. 🙂 Bu küçük olaydan sonra, gezmeye başladık. İkimizde mağazalara girip çıkıyormuş gibi yapıp çaktırmadan Neşe’yi kesiyorduk. Gözüm kıyafet falan görmedi açıkçası. Bizimki uyuyordu ama işte sürekli kuruntu yapıyorsun. “Aman terledi mi? ” “Sanki biraz üşümüş” “Şurdan rüzgar mı giriyor?” gibi gibi sorular birbirini kovaladı. Daha sonra bizimki uyanmadan yemek yiyelim dedik. Bir güzel yemek yedik, muhabbet ettik, tatlılar, kahveler derken, bir iki ık mık, küçük bir bağırış ve Neşe Hanım gözlerini açar. Hemen hesabı istedik. Alışveriş merkezinde bebek bakım odası var mı yok mu diye sormadan koşturduk arabaya. Bizimki durduğumuz her saniye tehditkar çığlığını atmaya başladı. Neyse ki, ışık hızıyla hemen eve vardık. Ne anladık derseniz, alışveriş odaklı olmasa da, yine de aylardan sonra dışarıda yemek yedik. Yemek boyunca kimi konuştuğumuzu tahmin etmekte zorluk çekmezsiniz herhalde. 🙂 Yine de herşeye rağmen bir başlangıç yapabildiğimiz için mutluyum. 🙂

 

 

 

7 comments

Yorum Yaz