BEYONCE'UN KIZI BLUE IVY KARŞINIZDA…

13 Şubat 2012

BİR ANNENİN ÇIĞLIĞI

13 Şubat 2012

LOHUSALIK DÖNEMİ

13 Şubat 2012

Lohusalık, bebeğin anne karnından çıkmasıyla başlayan, 6 hafta boyunca süren bir dönem. Bu zaman içerisinde, hem emzirme, hem hamilelik sırasında vücutta oluşan değişikliklerin geri dönmesi açısından biraz yorucu bir dönem geçireceksiniz. Bu dönemde, hamilelikteki şişkinlikleriniz, nefes darlığınız, kilolarınız yavaş yavaş gider. Alınan kiloların verilmesi, kişiden kişiye değişiyor tabi. Bu sizin hamilelik sırasında ne derece abarttığınızla da alakalı. Şahsen benim gibi 24 kilo almışşanız, biraz zor veriyorsunuz kiloları. Daha doğrusu veriliyor da, bi yerde tıkanıyorsun. Takviye lazım. Spor, yürüyüş, yediklerine dikkat… vs. Bazen hamilelikte oluşan değişiklikler geri dönmeye de bilir. Ciltte oluşan çatlaklar buna örnektir mesela. Geri dönüşü yoktur. Ya da ayak numaranızın büyümesi. Benim ayak numaram hala eski haline dönmedi. 🙁 Hala şiş miyim neyim? Anlamadım gitti.

 

Emzirme dönemi, lohusalık ile başlıyor. Sağlıklı yemek yemek, bu dönemde çok önemli. Çünkü, bu, sütünüzün kalitesini %100 arttırıyor. Yani, kilo vericem, diye yemekten kesmeyin. Zaten emzirmekte, insana kalori yaktırıyor. Ben bu dönemde, yediklerime dikkat ettim. Kahvaltıda, peynir, yumurta, süt, üzerine meyve suyu. Ara öğünleri atlamadan, çok güzel bir beslenme alışkanlığı yakaladım. Normalde bu kadar öğünüme dikkat etmem. Yemek yemeyi unuturum. Ama artık sadece kendimden sorumlu değilim. Hem bebeğimin hem kendi sağlığım için, düzenli bir beslenme programı uyguladım, hala da sürdürüyorum.

Göğüslerde yara oluşması malesef karşılaşılacak durumlardan biri. Kesinlikle krem kullanılmalı. Her emzirme sonrası sürülmeli. Hatta, hamilelikte kullanılmaya başlanılmalı.

Yorgunluk, kaçınılmaz. 2 saatte bir emzirme ile başlayan serüven insanı bir hayli yoruyor. Herkes der, ” Bebeğin uyudu mu sende uyuyacaksın.” Aynen öyle. O uyudu mu sizde uyuyun. Yoksa başka türlü başa çıkılamaz. İlk bir kaç gün kendinize gelene kadar anneniz ya da yakın hissettiğiniz birinin sizinle kalmasında fayda var. İnsan bazen uyuyakalıyor, öğün kaçırıyor içeceği ilaçları unutuyor. Düzeni oturtmada yardımcı olacak aileden hemşire ruhlu biri lazım. 🙂

Haftada bir ya da bir kaç gün kendinize 2 saat ayırın. Gezin, yürüyüş yapın, spor yapın, kitap okuyun, arkadaşlarınızla buluşun. Sosyal olmakta fayda var. Normal hayattan tamamen kopmayın ki, depresyona girmeyesiniz. Kendinizi en iyi siz tanıdığınızdan, size en iyi ne geliyorsa, onu yapın. Bebeğiniz doğdu diye, kendinizi eve hapsetmeyin. Elbette 2 saatliğine bebeğe bakacak bir gönüllü bulunur.

Mod değişiklikleri, hassasiyet normaldir. Hamileliğimde,  arada bi mood swing’lerim oluyordu. Hiç olmadık şeye kahkahalarla gülerken, haberlerde abuk sabuk şeylere ağlıyordum. En komiği ise, mangal olayımdır. Hamileliğim boyunca ete pek bi düşkündüm. Varsa yoksa et yiyeyim. Mümkünse, 3 öğün versinler yerdim. Zaten neredeyse, yiyordum gibi bişi. 🙂 Sebze yediğim bi akşam, yemekten sonra sokak köpeklerini beslemek için dışarıya çıktığımda, karşıdaki komşunun mangal kokusu beni yerle bir etti. Eve ağlayarak döndüm. Şaşkına dönen eşim ” Nolduuuu?” diye merakla sordu. “Ben bugün et yiyemedim :…..:( ” diye hıçkırıklarla ağlamaya devam ettim. Eşim gülme krizine girdi. Bense, bunda gülünecek bişi göremiyordum. Şimdi bunu komiklik olsun diye anlatıyorum. Çünkü hakikaten komik! 🙂 Lohusallıkta ise, pek hassas değildim. Demirdim, hatta taştım. Malum yaşadığımız olaylar, beni olgunlaştırdı mı, yoksa ben mi güçlendim, büyüdüm, bilemiyorum. Ama lohusalığım gayet dingin, sakin geçti. Normalde, bu dönemin hassas geçirilecek bir dönem olduğu söylenir, yazılır. Benim için pek böyle olmadığını söylemeliyim. Belki bu kişiliğiniz ya da yaşadıklarınızla ilgilidir.

Eşinizle ilişkiniz bu dönemde psikolojiniz gibi hassastır. Lohusalıkta, kadınların olduklarından daha farklı bir kişilik büründükleri söylenir. Her şeyden alınan, kararsız, keyifsiz, yorgunluktan tükenmiş bir insan haline gelebilirsiniz. Kendinizde olan değişiklikleri kalıcı olarak görmeyin. Bu sizi ya da eşinizi korkutmasın. Çünkü, o da  sizinle aynı zamanda bu değişiklikleri yaşıyor. Adam bir anda “Eyvah ben bu kadınla mı evlendim?” olabilir. 🙂 Bunu engellemek için eşinizi bu dönemle ilgili önceden bilgilendirin. Bu dönem üzerine yazılmış şeyleri okutun ya da durumunuzdaki hassasiyeti açıklayın ki, aranızdaki iletişim bozulmasın. Geçici bir dönem için ilişkinizin kötü olmasına izin vermeyin.

Daha önce bu deneyimi yaşamış diğer annelerle konuşun. Endişelerini paylaşın. Sorular sorun. Çevremde böyle biri yok diyorsanız, artık internet çağındayız. Kadınlar üzerine bir sürü forum var. Burada kendinize arkadaş bulabilir. Yakınlarınızla paylaşamadıklarınızı onlara anlatabilirsiniz.

En önemlisi, merak ettiğiniz her konuyu, doktorunuzla paylaşın. Sadece sağlık konularını değil, canınızı sıkan her hangi bir şeyi de onunla konuşabilirsiniz. Hamileliğinizi her an takip eden ve doğum mucizesine ortak olan doktorunuz, sizi her konuda en doğru şekilde bilgilendirecektir.

Aileye katılan yeni minik bireyle beraber ister istemez, bir çok şey değişiyor. Gerçek aile yaşantısı şimdi başlıyor. Lohusalık döneminde bazen her şeyden sıkıldığınız, yorgunluktan öldüğünüz ya da kendinizi kötü hissettiğiniz anlarda şunu hatırlayın : Bu dönem geçici! En yakın zamanda eski yaşantınıza kavuşacaksınız. %100 aynısını da beklemeyin tabiki de. Ne de olsa artık hayatınızda size muhtaç minik var. Düzeninizi oturttuktan sonra, bu olumsuzlukların hepsi geçecek. Bebeğinizle ilk günlerin tadına çıkarmaya bakın.

Yorum Yaz