UYKU MAHMURESİ

15 Mayıs 2012

ISPANAK YATAĞINDA TAVUK

15 Mayıs 2012

İLK ANNELER GÜNÜM!

15 Mayıs 2012

Pazar sabah Neşe’nin istikrarlı uyanışından sonra büyük çabalarıma rağmen tekrar uyumadığı için kalmak zorunda kaldım. Tabi Neşe’yi sabahın köründe bizim yatağa atınca, tek uyanan ben olmuyorum. Bunlar birilerini de uyandırmak için ufak taktikler. Benim 465765463 kere “kalkar mısın?”, ” hadi ama aşkım”, “hayatım saat kaç oldu???”,  “ne zaman kalkacaksın?”, “acıkmadın mı?” sorularımı yanıtsız bırakan sevgi böceği eşim, kızına duyarsız kalamıyor. Üstüne üstlük mutlu mu mutlu uyanıyor bu maymunu görünce. 🙂 Anneler günü sabahı da benzer bir tablo ile karşılaşıyor babamız. 🙂  Vık vıklar, çığlıklar, sürekli bir kıpırtı, bu arada annenin yükselen sesi ” ben çokk acıktım!!” derken seslere kayıtsız kalamayan Ali, uyanmayı seçiyor istemeyerek. Sonra ben Neşe’nin odasında bizimkinin kıyafetlerini seçmek için baba-kızı yanlız bırakıyorum. Bir süre sonra bakıyorum ki süper ikili içeriye giriyor. “Anneler günün kutlu olsunnnnn!!!” Sanki olaydan bir habermişim gibi şaşırıyorum bende. 🙂 Evden çıkmamız 1.5 saati aldığı için açlık seviyemiz tavan oluyor. Bu arada karnı tok, altı pak olan Neşe’cik,  gayet güzel zaman geçiriyor. Evden çıkmadan günün anlam ve önemini belirten bir fotoğraf çekiliyoruz. Ve atıyoruz kendimizi yollara…

Şehirden uzaklaşarak eskiden sık gittiğimiz kahvaltıcıya gidiyoruz. İşletmenin sahibi bizi bebeğimizle görünce, şaşkına dönüyor. Adamcağız şoku atlatırken, bizde bir yandan “acilll” kahvaltı siparişimizi veriyoruz. Çünkü bu işlerde zamanlama çok önemli. Neşe aç olmamalı, huysuzlaşmamalı, sıkılmamalı, altı temiz olmalı gibi gibi anlarını yakalamalıyız. Keşke uyusa diye gözünün içine baktığımız fındık kurdunun gözlerinde uykudan eser yok. Cin cin etrafı kesmekle meşgul. Neyse ki, keyifli bir kahvaltı ediyoruz. Bende bütün hafta kahvaltı olarak Nesfit yememin acısını fena çıkarıyorum. Hani hiç Nesfit yemesem iyiymiş.

Kahvaltıdan sonra şansımızı zorlayıp çay, kahve olayına girelim diyoruz. Bizimki ufak ufak sıkılmalara başlıyor ve hesabı isteyip ordan hızla uzaklaşıyoruz.

Anneler günü planımız, bütün ailemizin toplandığı çiftlikte hep beraber yemek yemek, güzel vakit geçirmek, herkesi görmek ve herkesin Neşe’yi görmesi. 🙂 Eve vardığımızda, neredeyse 30 kişi karşılıyor Neşe’yi. Malum artık Ali’nin de benimde suratımıza bakan yok. Şikayetçi değiliz. Bizde onlar Neşe’ye bakarken kafa dinliyoruz.:))) İlk defa bu kadar insanı bir arada gören Neşe durumu iyi karşılıyor. Herkesin suratına tek tek bakıyor. Ağzı açık “hiç bir detay kaçırmamalıyım” edasıyla süzüyor da süzüyor herkesi. Çiftlik konseptine uygun giydirdiğim çiçekli elbisesine çok alkış topluyor. Bizimki de bu kadar ilginin tadını çıkartıyor. Tek bir ağlama, yakınma, bağırış, çağırış yok. 🙂 Bu arada benim ilk anneler günüm olduğu için herkes hediye almış. Hediye açmaya bayılan ben, çocuk mocuk unutuyorum Dünya’yı.

Gün boyu özgürlüğün tadını çıkarıyorum. Ali’yle yürüyüş yapıyoruz, yemek yiyorum, herkesle sohbet ediyorum. OHHH hiç biri de aceleyle ya da tacize maruz kalarak değil. Uzun bir süreden sonra, aheste aheste yediğim ilk yemeğimn tadı hala damağımda… Hafif esen rüzgara kendimi bırakıyorum, kafamı dinliyorum…Daha ne isteyebilirim?!! Bir de kitabım yanımda olsa …  Neyse bu yaşadıklarım bile harika benim için…

Akşam üzeri yavaş yavaş eve çıkmak üzere ayrılıyoruz çiftlikten. Bütün gün temiz havadan ve herkesin ilgisinden sersem olan Neşe, göz kapaklarına yeniliyor ve mutlu uykusuna dalıyor. Eve gelince, fındığa banyo yaptırıp uyutuyoruz. Bu arada çok sevdiğimiz dostlarımız benim ilk anneler günümü kutlamak için ziyarete geliyorlar. Bol sohbetli güzel bir gece geçiriyoruz.

Günün sonunda, kızımın yanağına minik bir öpücük kondurup uyumaya gidiyorum. İlk anneler günümde böylelikle sona eriyor…

Mutluyum.Mutlusun.Mutlu…

 

Yorum Yaz