Meyve Sepeti Fondü

23 Haziran 2011

Kate Chopin – UYANIŞ

23 Haziran 2011

Hamilelikte Baba Adayının Korkuları

23 Haziran 2011

 

 Biz anne adayları hamileliği birebir yaşama şansına sahip varlıklarız. Bu evrede her değişim ile kendimizi gelecek için hazırlamaya çalışırız. Ve doğuştan varolan annelik iç güdüleri sayesinde unutmuş olduğumuz şeyleri hatırlar gibi duygularımızı zamanla kontrol altına alırız ve anne olmanın doğal sürecine kendiliğimizden gireriz. İlk başlarda iyi bir anne olabilecek miyim derken şimdi kendimden daha eminim. Belki de artık özleştiğim karnımdaki bebeğim bana yardımcı oluyor. Onu her an orada hissetmek , onunla yaşamaya alışmak ve onu daha karnımdayken büyütmek aslında benim için doğduktan sonraki yaşamımıza alıştırma misali yardımcı oluyor.

Ne yazık ki hamilelik süresince zaten tüm sizin değişimlerinizden ve hissettiklerinizden uzak kalan baba adayları bu süreç içerisinde kendi korkularını kendine saklamayı yeğliyor. Zaten erkeklerin korkularını paylaşma da pek başarılı olduklarını söyleyemeyiz. Onlar her zaman güçlüyü oynamayı severler. Biz ise en ufak bir endişemiz , üzüntümüz oldu mu bunu hemen eşimize anlatıp bizi rahatlatmasını bekleriz. Gelin görün ki onlar için bu iş bu kadar kolay değil.

Peki baba adayı hamilelik süresince nelerden korkar ?

1- İyi bir baba olacak mıyım?  :

Aslında bizlerin de üzerinde düşündüğü bir sorudur bu. Erkeklerde hamilelik boyunca bu soruya cevap bulmak ister. Nasıl bir baba olacağı kendi içinde merak konusudur. Her ne kadar kişinin çocukluğundaki baba rolü önemli bir rol oynasa da bazen bunun tam tersinin de işlediğini görürüz. Mesela , ilgisiz bir babayla büyümüş olan bir erkek , ileride çocuklarına düşkün olabilir.

Tüm cevap kendi ellerindedir. Aslında istedikleri kendi babaları gibi olmak mıdır? Yoksa yeni jenerasyona ayak uydurup daha modern, bilgili, ilgili bir baba olmak mıdır?

2. Ailemin Geçimini Sağlayabilecek miyim? : 

Her ne kadar günümüzde hayat müşterek olsa da, erkeklerin içlerindeki aileyi sahiplenme , geçimini sırtlama ve yetebilme duygusu burada neredeyse en üst noktaya ulaşıyor. Erkeğiniz ne kadar modern olursa olsun, onunda içerisinde bu tarz maço diye adlandırdığımız duygular yatıyordur. Çünkü malesef siz ne kadar değişirseniz değişin, toplum öğretileri beynimize fazlasıyla işlenmiştir. Zaten bebeği 9 ay boyunca karnında taşımayan ve  tüm olanlara fiziksel ve duygusal olarak katkıda bulunamayan erkek ,  kendini ailenin refahına adamayı borç bilir.  Onları rahat ettirmek, onlar için elinden gelenin en iyisini yapmak ister. Bu duyguya kapılmamalarının başka bir sebebi de, kendi babalarını taklit etmeleridir.

Aileye yeni biri geliyor fikri ve bununla beraber neredeyse önünüzdeki 25 yıl boyunca bitmeyecek olan masraflar… Haliyle baba adayı , aileye yetebilme girdabına giriyor. Bu düşünceleri gelip eşinizin size anlatmasını beklemeyin. Çünkü egosu buna izin vermez. O yüzden onun böyle düşüneceğini bilin ve ona yardımcı olun. En mantıklı karar bebeğiniz için ortak hesap açmanız. Bebeğiniz için birikimlerinizi burada toplamanız olacaktır.

3. Eşimin Duygusal Değişimleri ile Baş Edebilecek miyim?  :

Hamilelikle birlikte huylarımızda değişiyor. Normalde sinirlenmeyeceğimiz bir şeye bir anda parlayabiliyoruz ya da alınganlık yapabiliyoruz. Bir şeye gülerken bir anda salya sümük ağlayabiliyoruz. Bizim bile kendimizi anlamamız neredeyse imkansız.  Hormonal değişikliğe nasıl tepki vereceğimizi biz bile kestiremiyoruz. Bu değişimler, duygu dalgalanmaları oldukça baba adayları da endişeye kapılıyorlar. Durumu bildiklerinden daha sakin ve anlayışlı kalmaya gayret gösteriyorlar. Fakat ,  bir çoğu eşinin eski haline geri dönemeyeceğinden korkuyor. Çünkü bu ani değişimleri tüm hayat boyu çekmek gerçekten imkansız.

4. Ya Çok Genç Ölürsem? :

Gençken kimse böyle bir şey düşünmez. Düşünecek vaktiniz olmaz daha doğrusu. Ama bebeğinizin gelişiyle artık genç olmadığınızı hissedersiniz.  Sizde kendi anne babalarınız kadar büyüdünüz , olgunlaştınız. Ve bir anda ölümle ilgili şeyler düşünmeye başlarsınız. Motor kullanıyorsanız, araba almak istersiniz. Ya da hız yapmaktan vazgeçersiniz. Daha ayakları yere basarak yaşamayı tercih edersiniz. İşte bunların hepsi , bebeğinizin gelişiyle sizin kendi içinizde yarattığınız korkulardan kaynaklanıyor. Aslında dün otoyolda hız yapan yine sizdiniz…

5. Eşim ya da Bebeğim Hayatta Kalacaklar mı ? :

Doğumla beraber ölümle ilgili düşünceler ve korkular da ortaya çıkar. Daha önce hiçbir şey için endişelenmezken, artık en ufak riskleri bile düşünürler. Mesela eşim vucüdumdaki benler yüzünden başıma bir şey gelecek diye çıldırıyor. Geçen senelerde bu sadece dikkatini çekip fazla güneşlenme uyarılarıyla yetinmişti. Bu sene ise , resmen kabusu oldu gibi bir şey. Bunlar yüzünden öleceğime inanıyor galiba.

Doğum zamanını düşünüp birinizden birini kaybedebileceğini de düşünebilir. Bu tarz bir korku da yaşayabilir. Eski zamanlarda bu tarz ölümler olabiliyordu. Çünkü teknoloji bu kadar ilerlememişti. Fakat şimdi herşey çok gelişti. Bu tarz olayların yaşanması çok nadir olarak görülüyor.

6. Bebeği Benden Daha Çok mu Sevecek? :

İlişkinizin başından beri tüm sevginizi ona verdiniz. Aranızda başka biri yoktu. Ama artık bebeğiniz geliyor ve bu erkeğiniz için bir tehlike oluşturabilir. “Unutulacak mıyım?” “Beni eskisi gibi sevecek mi?” ” İlgisini kaybedecek miyim?” “Benden daha çok bebeği mi sevecek?” gibi korkularla boğuşabilir. Çünkü hamilelik bebeğiniz ve sizin yaşadığınız bir deneyim .Unutmayın ki, baba adayı zaten hep dışlanmış durumda. Bu dışlanmışlık hissiyle bunları hissetmesi de çok doğal . O yüzden baba adaylarını her anınıza dahil edin. Bebeğiniz tekmelediğinde, o gün farklı bir şey hissettiğinizde onu haberdar edin. Hislerinizi anlatın. Bebek ile ilgili alışverişleri beraber yapın. Duygularınızı paylaşın. Böylece bu sürece kendini dahil hissedip daha mutlu olacaktır. Bu tarz gereksiz duygulara da kapılmayacaktır.

7. Kadınsal Problemler Hakkında Bir Fikrim Yoksa Eşime Nasıl Yardım Edeceğim? :

Dikkat ederseniz, konu hep yetebilme duygusuna geliyor. Yine burada baba adayı eşine yetebilecek mi diye endişeleniyor. Kendisine uzak bir konu hakkında çözüm üretmek zorunda. Bilmediğiniz bir dersten sınava girmek gibi bir şey. Bu tarz bir problemle baş edebilmek için eşinize hamilelik ile ilgili kitaplar okuyun ya da okutun. Ya da internette bulduğunuz siteleri ona yönlendirin. Bu konuda onlara yardımcı olmak biz anne adaylarının görevlerinden biri .

8. Çocukları Sevmiyorum Bile , Kendi Çocuğumu Nasıl Seveceğim? : Kulağa çok aptalca gelebilir ama çocukları sevmeyen insanlarda var. Başkaların çocuğuna tahammül edemeyen, çocuk ağlaması duyunca kaçacak delik arayan (şahsen bende böyleyim 🙂  )  erkekler eşinin hamileliğinde bu hisleriyle yüzleşir. Korkuları tavana vurur. Tabi bu kendi bebeği ile tanışana kadar anlayabileceği bir şey olmadığından o zamana kadar bu tür hislere kapılması oldukça doğaldır. Kendi bebeğini kucağına alınca, bu hisleri silinip gidecektir.

Gördüğünüz gibi değişim ve endişeleri bir tek biz yaşamıyoruz. Baba adayları da bu yüzden etkileniyorlar. Onlar da değişime uğruyor , bize ayak uydurmaya çalışıyor. Korkularıyla baş etmeye çalışıyor. Hem de bize hiç bir şey belli etmeden … Onları anlayabilmek için bu yazıyı yazmak istedim.

Yani hayatımın aşkı, aslında senin neler hissettiğini çok iyi biliyorum . Ve her anımda yanımda olduğun , beni her halimle sevdiğin ve en çekilmez zamanlarımda bile sabırla beni dinleyip beni rahatlattığın  için çok teşekkür ederim…

Seni seviyorum …

Yorum Yaz