KIYMALI PATATESLİ BÖREK

17 Şubat 2011

YAŞASIN IPHONE!!!

17 Şubat 2011

HAMİLE MİYİM NEYİM?!!

17 Şubat 2011
empty image

Ve hikaye başlar…

Sabırsızlanarak erkenden yaptığım üç hamilelik testinden sonra tatmin edici bir sonuç alamayıp doktorumla iletişime geçtim. Kan testi yaptırmamı önerdi. Çünkü bazen erken dönemde hamilelik testleri doğru yanıt vermezmiş . Fakat, kandaki artış size direk olarak hamile olup olmadığınızı gösterirmiş. Kan Değerim 202.2 çıktı.(Yaklaşık 4 haftalık hamileyim demek) Bu yapılan testin adı Beta-HCG. Hastaneye gidip testi yaptırmak istediğinizi söylüyorsunuz, sizden bir ufak tüp kan alıp 2 saat sonra gelmenizi söylüyorlar. Veya gittiğiniz hastanenin web sitesi var ise size verdikleri kod ve tc kimlik numaranızı girerek internet sitesinden online öğrenebiliyorsunuz. (Tabi bu online test sonuçlarına ulaşma her hastanede farklı olabilir.)

Ertesi günü doktorumla telefonda kan değeri sonucum hakkında konuştuk ve beni tebrik etti 🙂 Fakat şu an ultrasonda görülmeyeceğinden 1 hafta sonra gelmemi istedi. Hemen folik asit’e başlamalıymışım. ( Folbiol diye bir ilaç aldım Fiyatı 1 TL idi . Alırken tereddüt etmedim değil 🙂 Folbiol’u ya gün aşırı ya da yarıya kırıp her gün yarım olarak içecekmiş. Akşam yemeğinden sonra ilacı almaya başladım. Neyse, ilk başta telefonu kapattıktan sonra , idrak konusunda bir tıkanma, şaşkınlık, aptal bir gülümseme , endişe , sevinç hepsini bir arada yaşadım. Değişik bir heyecan kapladı içimi… Sonra telefona sarılıp annemlerle paylaşmak istedim. Öyle de yaptım 🙂 Eşimin kalbi deli gibi atmaya başladı. Birbirimize bakıp güldük. DELİRDİK 🙂 Hiç bilmediğimiz bir yola adımımızı atmıştık. Deneyimsizdik. Acaba bizi neler bekliyordu? Bir sürü soru …

Heyecan içerisinde geçen bir hafta. Ardından doktor randevusu için hazırız. Odaya girdik, ellerimi koyacak yer bulamıyorum. O an doktor ne dedi, ne anlattı her şey yarım yamalak . Ben sadece O’nu görmek istiyorum. Biliyorum ki, eşim her şeyi dinliyor , sonra bana anlatır 🙂

Ultrasonda ilk gördüğüm minik siyah bir yuvarlak… İçinde nokta şeklinde bir şey var . İşte o nokta, bizim hayatımızı değiştirecek en güzel varlık.
Belki Dünya ‘da görüp görebileceğiniz en anlamlı nokta :)Şu an 5 haftalık olduğunu öğreniyoruz. Henüz kalbi oluşmamış. Gülerek bakıyoruz ekrana , eşim bir yandan fotoğrafını çekip hemen bizimkilere mesaj atıyor 🙂 Daha sonra doktor tekrar bizi bilgilendirmeye devam ediyor. Öncelikle yiyeceler konusunda bir nutuk çekiyor. Günde 3 bardak süt içmeliymişim , yoğurt , peynir , yumurta yemeliymişim. Çok fazla bitki çayı tüketmemeliymişim. Günde 300 – 350ml kafein almalıymışım . Ki almasak daha iyi aslında . Sigara içmediğimden, bu konuya değinmedik bile. Eşim artık evde balkona çıkıp sigara içiyor. Umarım, bir gün bundan bezer ve bırakır.

Şimdi hareketlerime dikkat ediyorum. Çünkü ilk 3 ay çok önemli!!! Bebeğin tüm organları bu 3 ayda oluşuyor ve anne karnına sağlam bir şekilde yerleşiyor gelişmeye devam ediyor. Anne – bebek birbiriyle aynı bedende yaşamaya alışıyor.

Normalde spor yapan bir insanım . Fakat, şimdi sadece yürüyüş yapıyorum. Onun dışında hiç bir aletle çalışmıyorum. Yüzebileceğiniz bir yer varsa, yüzebilirsiniz de ama ilk 3 ay yine de temkinli olmakta fayda var. Eğilmek , uzanmak , ağır kaldırmak , hoplamak , zıplamak falan bunlar kritik noktalar… Bu hareketlerden kaçınıyorum. Zaten vucüdumda bir uyku hali söz konusu. Sabahları zor kalkıyorum. Onun dışında, meyve ve kuru yemiş (bilhassa kuru üzüm vucütta kan yapıyor) bol bol yiyiyorum. Haftada iki gün balık, iki gün et ve diğer günler sebze yiyeceğim şekilde bir yemek programı hazırladım. Ve kendimi kesinlikle yormuyorum.

Şimdi, sabırsızlıkla Cumartesi gününü bekliyorum. Bebeğimizin ilk kalp atışlarını duyacağız. Umarım herşey yolunda gider ve cumartesi güzel haberlerle dönerim:)

Not: Yazı yazayım derken , yemek yapmayı unuttum 🙂 Neyse, bu dönem BENİM DÖNEMİM! İstediğim kadar naz yapabilirim 🙂

Umarım eşim bu notu okumaz …

Yorum Yaz