ÇOCUĞUN BİTMEYEN İSTEKLERİ

13 Ağustos 2016

Neşe 5 Yaşında!

13 Ağustos 2016

DIY – EVİMİ KENDİM NASIL BOYARIM?

13 Ağustos 2016

Boş durmayı sevmiyorum. Kendime illa yapacak bir şeyler bulmalıyım. Bir nevi rahat da batıyor diyebilirim. İki gün için yazlıktan İzmir’deki evimize geldiğimde çocukların çeşitli renklerde duvarda bıraktığı el izleri artık iyiden iyiye gözüme batmaya başladı. Adam ayarla, başında dur, işini iyi yapıyor mu kontrol et falan uğraşamayacağıma karar verip evde boya yapmaya karar verdim. Tabi ki ev halkı şaşkın. Ali duvar boyamak yerine neden tuval yapmadığımı sorguluyor, Neşe duvarları mor yapalım diyor, Defne ile nasıl başadeceğim konusunda hiç bir fikrim yok. Koçtaş’ın yolunu tutuyorum.

Bu arada DIY insanı falan değilimdir. El becerim pek yoktur. Yazım berbattır. Doktor gibi yazdığımı övünsem de çoğu kez ne yazdığımı kendim bile okuyamam. Düz çizgi konusunda bile şüpheliyim.

Neşe ile beraber yapı markete gittik. Çocukla yapı markete gidilir mi? Gidilmez. Daha ilk saniye “Tuvaletim geldi.” dedi tabiki. Koca yolu geri dönemeyeceğim için tutmaktan başka çaresi olmadığını acımasızca söyledim. Neyse ki pek ısrarcı olmadı.

Boyanacak merdiven ve koridor için Dyo’nun Alaçatı rengini seçtik.( Seçtim desem daha doğru olur. Neşe’nin renkten anladığı kırmızı mor pembe ve bir çocuğa koridorun neden mor olmayacağını anlatmak boya işleminden çok daha zor.)

Gereken malzemeler:

-Eldiven
-Küçük rulo
-Orta boy rulo ve rulo sopası
-Etrafa sıçramasını engellemek için naylon bir branda
-Ruloyu koyacağınız bir kap
-Duvar kenarları için bir fırça

Almam gereken her şeyi almıştım. (Koçtaş’ta böyle bir kit de satılıyor ayrıca.) Sadece unuttuğum boya karıştırıcısıydı. Bunun zorluğunu çekmedim desem yalan olur. 🙂

Evde boya yapmak mühim bir iş aslında. Hele ki ortada dolanan iki bücürük varsa. “Duvarlar ellenmeyecek.” diye kaç defa uyardıysam, çocuklar hala duvarlardan uzak yürüyorlar.:)

Önce yere örtüyü serdim, kenarları sabitlemek için bantlayabilirsiniz çünkü o naylon branda 35 kere yer değiştiriyor, kapının açılmasıyla, ufak bir rüzgarla havalanıp duvara yapışabiliyor. Boyayı kullanmadığım bir kovaya döktükten sonra karıştıracak bir şey bulamadığım için ruloyla karıştırdım ki sonradan anladığım üzere bu doğru bir hareket değil çünkü ruloya bir anda hacimli boya geliyor ve arınması kolay iş değil, duvara sürdüğünüzde akan damlalara yetişmek için bayağı efor sarfettim.

Merdivenlerle başlayan maceram koridora uzandı ve yanımdan ayırmadığım ıslak mendille, kapı ve pencere kenarlarını sildim. İkinci katı geçtikten sonra işim neredeyse bir günde bitti. Tabi ki bir usta kadar profesyonel olmadığım için tavanla duvar arasında da arada şekilsiz çizgiler oluştu. (Düz çizgi konusunda iyi değilim derken ciddiydim.)Bunun başıma geleceğini bildiğim için beyaz renk boya da almıştım. Hemen boyam bittikten sonra hatalı yaptığım yerleri, tavana bulaşan kısımları beyaza boyadım.

Ve ta taaa koridorum tertemiz!

Bittikten sonra boyununuz birkaç gün kendine gelmese de, eviniz için bir şey yapmanın haklı gururu ve boyamanın üzerinizdeki meditasyon etkisi paha biçilemez.

Not: İlginç bir şekilde Ali’nin hatrı sayılır sayıda t-shirtüne boya bulaşmış. Nasıl oldu bilmiyorum. Komplo falan değil.:) Bunu niye yazıyorum? Plastik boya lekeleri kuvvetli havayla hemen çıkıyor. (Dry Center’da işlemi yaptırdım.) Başka bir işlem yapmanıza gerek yok.

Not 2: Çocukları susturmak için onlara boyama köşesi ayırdığım doğrudur. Her şeyin bir bedeli var.

Yorum Yaz