LOR KURABİYESİ

11 Eylül 2012

İNGİLİZ BAYRAĞI MODASI

11 Eylül 2012

ÇOCUKLARDA ALIŞKANLIK VE EĞİTİM PROBLEMLERİ

11 Eylül 2012

Çocuğunuz  büyürken verilen yanlış-eksik eğitimler veya çocukta fark edilmeden yerleşmiş olan birtakım alışkanlıklar olabilir. Bunlar nedir ve nasıl baş edilir?  

TİKLER

Tikler, beden kaslarının istem dışı ve belli aralıklarla ortaya çıkan kasılmalardır. En çok göz kırpma, burun kıvırma, kaş kaldırma şeklinde görülür.

Tikler erkek çocuklarında daha fazla görülür.

Bunların çoğu geçicidir, ergenliğe doğru geçer. Korku, tedirginlik, kaygı ve gerginlik tiklere neden olur. Genellikle tikleri olan çocuklar hassas, alıngan, huzursuz ve kaprislidirler.

Tiklerin oluşmasında bir başka etken de taklittir. Çocuklar yetişkinlerin davranışlarını taklit ederler ve sonra bunu alışkanlık haline getirirler. Tikler üzerinde durdukça artış gösterir.

Gergin, baskıcı, tedirgin ve kavgacı aile ortamında büyüyen çocuklarda da tiklerin görülmesi kaçınılmazdır. Örneğin; yüzüne tokat atılan bir çocukta göz kırpma tiki gelişebilir.

Çocuğu sık sık ayıplamak, uyarmak, kızmak tikleri arttırır. Bu yüzden görmezlikten gelmeli, çocuğun ilgisini başka yöne çekmelisiniz. Probleme neden olan faktörler ortaya çıkarılmalı ve iyileştirici önlemler alınmalısınız.

PARMAK EMME

Henüz hamileyken ultrason fotoğrafında bebeğinizi parmak emerken görürseniz şaşırmayın. Çünkü bu davranış anne karnında başlıyor!

Yeni doğan bebekler genellikle bir yaşına kadar baş parmaklarını emer ve bundan büyük bir haz duyarlar. Bebek parmak emmeyi zamanla geliştirerek ayak parmaklarını, oyuncaklarını, eşyaları sık sık ağzına götürmeye başlarlar. Bu davranışın nedeni çevreyi tanıma ve keşfetmedir. Bazı çocuklarda 3-4 yaşında biterken bazılarında okul çağına kadar devam edebilir. Böyle durumlarda çocuğun grup etkinliklerine yönelip, ilgi duyacağı şeylerle meşgul olması sağlanmalıdır. Siz de sabırlı ve hoşgörülü olmalısınız. Özgüvenini kazandıkça bu davranışı da sona erdirecektir.

TIRNAK YEME

Tırnak yeme alışkanlığı daha çok 4-5 yaşlarında görülmekle beraber daha erken yaşlarda da ortaya çıkabilir. Tırnak yiyen çocuklar genellikle güvensiz, ruhsal sıkıntılarını ve gerilim duygularını dışa vurmayan çocuklarıdır. Anne-baba-çocuk arasında sağlıklı iletişim kurulmadığı sürece çocuk tırnak yeme alışkanlığına sığınacaktır.

Bu onun çevreye mesaj yollama şeklidir. Çocuk ailenin dikkatini çekmek, onları sinirlendirmek istediğinde de bu davranış sıklaşacaktır.

‘’ Elini çek çabuk ağzından’’ , ‘’Kaç yaşına geldin hala tırnak yiyorsun’’ vb. uyarılarla çocuğa sürekli kızmak, onu eleştirmek bilinçsizce yapılan yanlış tutumlardır.

Tırnak yemenin hoş bir davranış olmadığı onu üzmeyecek bir şekilde açıkça anlatılmalıdır. Çocuğu kimseyle kıyaslamamalı endişe, korku verecek tv programlarından kaçınılmalıdır.

YALANCILIK

Altı yaşından küçük çocuklar, gerçekle hayali birbirinden ayırt edemezler. Dolayısıyla bu yaşa kadar söylenen yalanlar davranış bozukluğu olarak adlandırılmaz.

Evde yalnız başına evcilik oynarken boş koltukta misafir varmış gibi davranan, onlarla konuşan dört yaşındaki bir çocuk hayali oyunlar oynar ve hayali yalanlar söyler. Bu onun gelişimsel özelliğidir.

Çocuğu yalana iten, çoğunlukla anne-babanın yanlış tutumlarıdır. Çocuk küçükte  olsa anne babasının yalanlarına çok duyarlıdır. Kandırılmayı kolay affetmez. Örneğin;  ‘’Hadi seni parka götürüyorum’’ diye doktora götürülen bir çocuk anne-babasına çok kızar ve onlara olan güveni azalır.

ENÜRESİS (ALTINI ISLATMA)

Tuvalet eğitimi kasların olgunlaşmasına paralel olarak iki yaşından itibaren kazanılmaya başlar. Ancak çocuk 4-5 yaşına gelinciye kadar -çoğunluk olarak geceleri- altını ıslatabilir.

Erkek çocukların altını ıslatma oranı kızlara göre daha fazladır. Altını ıslatma probleminde kalıtımın önemli bir yeri vardır. Yine bu probleme bedensel rahatsızlıklarda neden olabilir. Böbrek ve boşaltım sisteminde varolan bozukluklar ve idrar yollarındaki hastalıklar alt ıslatmalara neden olur.

Sosyo-ekonomik seviyesi düşük, duygusal yıkıma uğramış, baskıcı ailelerde büyümüş çocuklarda da altını ıslatmayı görebiliriz. İçten gelen idrar uyarılmasının çocuğu uyandırmaya yetmemesi nedeniyle de uykusu derin çocuklarda bu duruma çok sık rastlanabilir.

Tüm bu nedenleri göz önünde bulundurduğumuzda çocuğun önce bedensel nedenlerini inceleyip, daha sonra da psikologa götürülmesi gerekir.

Çocuğunuzun sorunu ne olursa olsun hoşgörü ve sabırla yaklaşmadıkça çocuğunuza da yaklaşamazsınız. Her çocuk kendi içinde özeldir. Onları başka çocuklarla kıyaslamayın ve başa çıkamadığınız yerde profesyonel yardım almayı  ihmal etmeyin…

Kaynak: MEGEP- Çocuk Gelişimi ve Eğitimi

Yorum Yaz