Doğru Kreş Seçimi

14 Ocak 2017

Çocuklarımıza Karşı Tutarlı Olmak

14 Ocak 2017

Aynalama Yöntemi

14 Ocak 2017

Egelife Dergisi Aralık Ayı Yazım

Çocuklarımıza ayna olmak, ebeveyn olarak en çok takıldığımız belki de beceremediğimiz şeylerden biri galiba. Ayna olmak nedir? Çocuğunun duygularını dile getirmek, onun ne hissettiğini ona söylemek. Manipülasyon yok, övgü yok, amalar yok. Sadece onun duygusu var. Söylerken ne kadar basit gelse de, iş bunu uygulamaya gelince bu basit iş bir o kadar zor biz büyükler için.

İki sene önce bir oyun terapistiyle görüşürken, çocuğumuza aynalama yöntemini kullanarak onun kendini, duygularını tanımasına nasıl yardımcı olacağımızı öğrenmiştim. Diyelim ki, oyuncağını arkadaşı almış, bağırıyor. Belki de avaz avaz ağlıyor. Klasik yöntem nedir? Hemen yanına gidip ?Ama oyuncaklar sırayla oynanır biliyorsun. Şimdi biraz o oynasın bakalım.? gibi çocuğumuza doğruyu öğretme çabasına gireriz. Oysa, aynalama yöntemi size sadece şunu önerir: ?Arkadaşın oyuncağını aldığı için kızgınsın. Seni anlıyorum.? Başka hiçbir şey eklemeden, açıklamaya girmeden çocuğa yaşadığı hissiyatı aynalamaktır. Yaşadığını bir alt yazı gibi dillendirmektir. Nasıl da basit değil mi? Gelin görün ki, büyütülme şekillerimiz, çevresel faktörler, o anki ruh halimiz bizi çocuğa ne hissettiğini söylemekten çok, başka bir sürü açıklamaya zorlar. Açıkladıkça anlaşılıyoruz gibi hissederiz. Oysa ki, ruhsal anlamda çocuğa faydalı olmanın yolu sadece ne hissettiğini söylemekten geçer.

Duygularını tanıtıp, anlamasını sağlamak bizim görevimizken, birçok zaman kendimizi çocuğumuzu manipüle ederken buluruz: Bir şeye sinirlendiğinde ?Sinirlenmene gerek yok.? , ?Bunun için ağlanmaz.? , ?Ne gerek var şimdi üzülmenin.? gibi söylemlerle aslında onun duygularını küçümsediğimizi veya yapması gereken şeyi dayattığımızı farkında değiliz. Sanıyoruz ki, bu açıklama onu susturacak, rahatlatacak. Ne hissedilmesi gerektiğini ya da gerekmediğini söyleyerek ona olması gerekeni öğretiyoruz. Halbuki biri bize ?Aman ne gerek var üzülmene.? dediğinde içten içe sinirlenmez miyiz? Bir konuda ne hissedip hissetmeyeceğimize karar verilmesi bizi öfkelendirmez mi ? Anlaşıldığımızı hissettiğimizde çözülmez miyiz? İçimiz rahatlamaz mı? Öte yandan, büyüme çağındaki çocukların en büyük sorunu anlaşılamamak değil midir?

Etkili anne-baba olabilmek için ilk önce anlamalıyız. Durumun zorluğunu, güçlüğü anlayarak davranmalıyız. Ona sadece hayatı göstermeliyiz. Duyguları göstermeliyiz. Bir şey öğretmekten, sınırlar çizip ne yapması gerektiğini söylemekten çok, ona onu anladığımızı söylemeliyiz. Çocuğumuza ayna olmalıyız. Kendi doğrumuzu değil, gerçeği gösteren bir ayna?

http://egelife.com

 

 

Yorum Yaz