Neşeli Aktiviteler 17

19 Kasım 2014

Pirinç Renklendirme

19 Kasım 2014

Aldatmak – Paul Coelho

19 Kasım 2014

aldatmak paulo coelho

Her yerde ilk onun üst sıralarında görünce ve yazarı Paul Coelho olunca kitabı düşünmeden aldım bundan 2 ay önce.  Kitaba heyecanla başladım hemen aldığım gece. Baş kahraman Linda Cenevre’de yaşayan herkesin sahip olmak istediği bir yaşam süren ama nedense kendini mutlu hissedemeyen 2 çocuklu evli bir gazeteci. Linda evliliğin monotonlaşmasından, ertesi gün hangi saatte ne yapacağını bilmesinden, kocasının duygularını saklayan kişiliğinden, anneliğin sorumluluklarından, kariyerinin tatmin etmeyişinden dolayı hayatı çok anlamsız buluyor. Ve hissizleşmeye başlıyor eşine, çocuklarına ve hayata karşı. Ama bir yani hissizleşmek istemiyor. Kabullenemiyor. Bir yolunu bulmak istiyor yaşamı iliklerine kadar hissetmek istiyor .

Peki nasıl ?

Ta ki hayatına yeni bir his heyecan getirecek olan eski aşkı politikacı Jacob König’le buluşana kadar. İçinde bir farklılık hissediyor. Jacob onu yaşama tekrar bağlıyor. İşin garibi Jacob bunu yapmak için bir çaba sarfetmek zorunda kalmıyor. Yaşadıkları sadece hazdan ibaret yüzeysel bir ilişki olmasına rağmen bu yaşadığı haz Linda’yı iyi hissettiriyor. Yaşadığını hissediyor. İmkansız bir aşk olmasına rağmen kendine hiç engel olmuyor.

Linda’nın kocası o kadar silik bir karakter ki şu an adı aklımda bile değil. 🙂 Adam da kadın gibi hissizleşmiş hayata karşı ama onun gibi direnç göstermiyor. İçinde ne yaşadığı hakkında hiç bir fikrimiz yok ama sadece yaşıyor işte. Hayattan fazla beklentisi olmayan, gerçekçi olamayacak kadar iyi niyetli bir karakter. Belki de Linda’nın isyanı bunadır. Bu hissizleşmeyi reddetmekten ve kocası , çevresindekiler gibi olmayı istememesinden…

Bazen kim olduğumuzu bulmamız için kendimizi kaybetmemiz gerekir. 

Linda’da kaybetmek istiyor kendini. Yaptıklarına kendi bile inanamıyor. Ama ket vurmak istemiyor kendine. Böyle daha canlı , daha iyi hissediyor.

Kitap okurken kendinizi karakter yerine koyarsınız bir şeyler bulursunuz. İlk defa bir kitapta kendime ait hiç bir şey bulamadım. Yakın gelen bir his bile olmadı malesef. Paulo’nun bir kadını bu kadar hissizleştirmesi, sığ hale getirmesi ve annelik duygularından bu kadar arındırması bana anlaşılabilir gelmedi nedense. Bana her şey fazla yüzeysel geldi bu kitapta. Okurken kitabın arkasında yazdığı gibi tutku dolu bir hikaye okumadım daha doğrusu. Kitabın bu kadar satılmasını ve ön sıralarda yer almasını da eski kitaplarına bağlıyorum. Ama okunmayacak kadar kötü bir kitap da değil tabi. Sadece beklentiyi düşürün derim.

Diğer kitap yorumlarımı okumak için kitaplığım ‘a göz atabilirsiniz.

Yorum Yaz