Çocuklar Evden Gidince…

26 Şubat 2018

Akran Zorbalığı

26 Şubat 2018

Akran zorbalığı hem bunu yaşayan hem buna tanıklık eden herkes için negatif etkileri olan bir deneyimdir. İngilizce “bullying” olarak bilinen bu kavram bir kişiye sistematik olarak  sözlü ya da fiziksel yapılan eylemlerdir. Bu bazen dışlanmak, bazen malına zarar gelmesi, bazen de sözsel şiddete maruz kalmaktır. Şüphesiz ki, böyle bir şeyi deneyimlemek hele ki yaşları küçük olan çocuklar oldukça zordur. Genelde bu tür vakaların daha çok lisede yaşanıldığını düşünsek de, akran zorbalığı anaokulda bile karşımıza çıkmaktadır.

Peki okulda akran şiddetine maruz kalan çocuğun sağlığa zararı nelerdir?

  • Depresyon, endişe ve yalnızlık, üzüntü hissinin artışı.
  • Uyku problemi
  • Yeme bozuklukları
  • Eskiden zevk aldığı aktivitelerden artık zevk alamama
  • Sağlık şikayetleri
  • Academic başarıda düşüş
  • Okula gitme konusunda isteksizlik

Azımsanmayacak kadar fazla olumsuz etkisi var. Bu konuda en büyük görev ise okula düşüyor. İlk etapta bu konuyla ilgili okul yönetimi bilgilendirmek ilk yapılacak adım olmalı. Bazen özel okullarda bazı akran zorbalığında bulunan çocukların sırf anne- babaları güçlü statülere sahip olduğu için bu konuda bir önlem alınmadığını duyuyoruz. Bu noktada yapılacak tek şey çocuğunuzu okuldan almak olacaktır.

Bunun dışında ne yapılabilir? Gelin stopbulling.gov ‘da paylaşılan notlara bakalım…

  • Akran zorbalığa uğrayan çocuk ilk önce kendini bu ortamdan uzaklaştırmalı, bu kişiden uzak durmalıdır.
  • Okuldaki yetişkinlerle bu konuyu konuşmalı ve diğer çocuklara anlatmalıdır.
  • Öğretmenden destek almalıdır.
  • Okul rehberliği ile paylaşmalıdır.

Bu konuda sessiz kalınması, akran zorbalığına uğrayan çocuğun psikolojik durumu ve gelecekte yaratacağı etkileri olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmazdır.

O yüzden ilk yapılacak şey “KONUŞMAK”tır.

Touchpoints kitabının yazarı T. Berry Brazelton çocuğunuzla konuşmak hakkında kitabında şu cümlelere yer vermiştir:

“Hepimizin birlikte yaşamakta olduğu bazı özelliklerimiz vardır. Bu bazen doğum lekesi, bazen bir ben, bazen düz bir saç, bazense kıvırcıki, bazen kahverengi göz bazen ise mavi gözdür. Her birimiz doğduğumuz özelliklerle yaşamayı öğrenmeliyiz. Birileri bununla dalga geçebilir. Onlar dalga geçerek bizi anlamaya çalışıyor olabilirler. Kötü sözler söyleyebilir, kalbini kırabilirler. Senin yapman gereken  ise onlara bu özelliklerin seni yaralamadığını göstermektir. Bir kere kendinle ilgili özellikleri benimsedin mi, o zaman onların söylediklerine kulak asmamayı öğreneceksin. Böylelikle onlarda sana saygı duymayı öğrenecekler. Belki de bunun sonu arkadaşlıkla bitecek.”

Yorum Yaz