ADAM OLACAK ÇOCUK

30 Nisan 2013

NEŞELİ AKTİVİTELER 5

30 Nisan 2013

2 YAŞ SENDROMUNA ERKEN GEÇİŞ

30 Nisan 2013

Nisan ayı nasıl bir hızla geçti ve nasıl bu kadar zaman bilgisayarımdan uzak kaldım? Şu an düşününce aklım gerçekten almıyor. Resmen çalışma odama girmek hayal oldu. Kafa dinlemektir, kitap okumaktır bu tarz lüksleri saymıyorum bile.

IMG_6032

Bizim için Nisan ayı fazlasıyla çığlıklı, olabildiğince isyankar ve bir  o kadar da sempatikliğin tavan yaptığı bir ay olarak geçti. Allahım bir çocuk sürekli herşeye çığlık mı atar, herşeye itiraz mı eder? Meeemmeeee diyip başka bir şey demez annesini halsiz ve bitap mı bırakır? Evet meemee diyorum , çünkü biz hala memeyi bırakamadık. Hoş, bir çabada harcamadık. Yakında olacak seyahatimizi dört gözle beklemekteyim. Bu sefer artık bu meme işinden kurtulacağız.

Gelelim evimize erkenden gelen terrible two, nam-ı diğer 2 yaş sendromuna. Bu iki yaş sendromu diye korkup tırnaklarımızı yediğimiz evre neymiş ne değilmiş bir bakalım…

*Terrible two dendiyse, bu evre illa çocuğunuz 2. yaşına girince başlamıyor. Fidanlarını erkenden göstermeye başlıyabiliyor. 18 ay kadar erken ya da 30 ay kadar geçte başlayabilir tabi. Ama emin olun başladığını her hücrenizde hissedeceksiniz. Yukarıda verdiğim çığlık ve isyankar örnekleri buna örnektir.:)

*12-15 ay arası yürümeye  başladıktan sonra, bebekleriniz daha mobil oluyor. Böylelikle keşfedilecek çok şey ve yer ortaya çıkıyor. Daha önce hayatında hayır kelimesini duymayan bebeğiniz sınırları bilmediği ve kendini tehlikelerden koruyamadığı için “hayır” sözcüğüyle sık sık karşılaşmaya başlıyor. Ve tabi ki bundan hiç hoşlanmıyor. Neş bu sözcüğü duymaya başladığında o da normal olarak bu sözcükten hiç hoşlanmadı. “Hayır, annecim” i fazla kaçırmış olacağım ki, ben hayır dedikçe o başladı kafasına vurmaya. Tabi deneyimsiz bir anne olarak telaşlandım, düşünüp durdum neden böyle sert bir tepki veriyor diye. Ama sonra edindiğim bilgiye göre bu yaşlarda hayır sözcüğü duymak bazı bünyelerde kafaya vurma tepkisine yol açabiliyormuş. Bu sefer “hayır” yerine “bunu yapmandan hoşlanmıyorum Neşe” demeye başladım ya da ayran gönüllülüğünü kullanarak ilgisini başka yöne çekmeye. Neyse ki kısa zamanda sonucunu aldım.. Bu hareketten kurtulduk!

çocuklarda öfke krizi

*Bebeğiniz konuşma konusundaki yetersizliğinden dolayı, daha stresli olabilir. Kendini anlatamadığı ve duygularını extreme boyutlarda yaşadığı için kolayca sinirlenebilir, çığlıklar atmaya başlayabilir, hatta kendini yerden yere atabilir. Bunlara kısaca temper tantrum yani öfke nöbetleri diyoruz. İşte öfke nöbetleri sizin sabrınızı sınamak için hayatınızda verebileceğiniz en büyük sınavlardan biri.

2 yaş sendromu

*Alışveriş merkezinde çığlık atan veya ağlayarak kendini yere atan bir çocuğu hepimiz iyi kötü görmüşüzdür. İşte şimdi bu filmde ana karakterlerden mazlum ve suçsuz olanı sizsiniz. Hem bağırıp ağlamadığnıız hem de bir şey istemediğiniz halde herkes gözlerini size çevirir. Yerin dibine girersiniz. Ağzınızdan “ama annecim”, “yavrum” gibi bir kaç kurtarıcı gibi gözüken fakat çaresizlikten söylenmiş sözler çıkar. Ve düşünürsünüz kara kara bu öfke nöbetleriyle nasıl başa çıkacağınızı. Hikaye tanıdık geldiyse, çözümleri hemen söyleyeyim. Birincisi, istifinizi bozmadan, sanki onca çığlığı duymazdan gelip, çocuğunuza yakın durup onun duygu patlamasının bitmesini beklemek. Bir diğeri ise, ilgisini başka aktivite ya da oyuncağa çekmeye çalışmak. Her ikisi de önerilen tekniklerden.

öfke nöbeti

* “Çocuğunuz açık bir alanda ya da bir evde toplulukta öfke nöbeti geçiriyorsa, onu başka bir odaya ya da yere götürün. Sakinleşmesini sağlayın. Ve ne yaptığını anlamasını bekleyin. Kurallara uyduktan sonra tekrar aynı yere gidebilirsiniz” diyor bir kitap. Bu da uygulanabilecek bir  fikir tabii. Hangisi sizin çocuğunuza uyarsa…

*Çocuğunuz sizin üzerinizdeki gücünü test etmek için bile istemediğin bir şeyi istermiş gibi gösterebilir. Yapmasına sinirleneceğinizi bildiği halde davranışı tekrarlayabilir. Her türlü akıl oyunu üzerinizde denenebilir. 🙂

Biraz da onları anlayalım …

çocuğunuza sevkat gösterin

Çocuğunuza Hak verin…

* 2 yaş sendromu ya da bu evreye her ne diyorsanız, çocuğunuzun bu huysuzluklarına ya da mantıksız isteklerine, ısrarlarına karşı fevri çıkışlar yapmayın. Bağırıp çağırmayın. Çocuğunuz parktan dönmek istemeyebilir. Ağlayıp gitmemek için ayak diretebilir. Haklıdır. Sonuçta, en çok eğlendiği yer. Onu anlamaya çalışın ve onun yanında olun. Ona kocaman sarılın. Eve gitmenin ne kadar zor olduğunu anladığınızı söyleyin. “Bu eğlenceye yarında devam edebiliriz değil mi?” diyerek onu üzüntüsünü unutturun.

Limtilerinizi Koyun!

Çocuğunuz sizin şekillendirmenizle büyüyecektir. Limitlerini siz koyacaksınız. Yapmaması gereken şeyleri sözsel olarak dile getirebilirsiniz. ” Masadaki bardakları atmıyoruz değil mi? Onlar yere düşerse, kırılabilir ve bizi acıtabilir.”

İyi davranışı destekleyin

Çocuklarımıza hayır demeyi ya da yapma etme demeyi çok iyi biliyoruz da güzel davranışı desteklemeyi ya da bunu ifade etmeyi pek beceremiyoruz. Oysa okuduğum bir kitapta bunun çocuğunuzun kişilik gelişimine olan olumlu katkısından bahsediyordu. Çocuğunuzu desteklerseniz, daha kendine güvenen, ayakları yere basani mutlu ve sağlıklı bireyler yetiştirirsiniz.

Seçenekler Sunun

Çocuğunuza evin içerisinde topla oynamamasını söylediğiniz ya da bundan hoşlanmadığınızı belirttiğiniz halde bu davranışa devam ediyor. O zaman  ona farklı seçenekler sunun. Dışarıda topla oynama fikrini öne sürün.

Bu evrede bize sabırlı ve tutarlı davranmak düşüyor. Sonuçta, o da istediklerini almak için bağırıp çağırmanın işe yaramadığını siz davranışlarınızdaki istikrarı sürdürdüğünüz sürece eninde sonunda anlayacak…

 

3 comments

    1. Sibel’cim aslına bakarsan haklısın. Bazı kaynaklar artık 2 yaş sendromunu kabul etmiyorlar. Çünkü dediğin gibi bunun 1 yaşı da var, 3’de 4’ü de yani çocuğun Dünya’ya ayak uydurana kadar hep bir sendrom durumu söz konusu 🙂

Yorum Yaz